Prof. Dr. Sözbilir: İstanbul’da riskli bina sayısı hala çok yüksek
İstanbul, 25 Ağustos (Hibya) – Dilek Yılmaz - Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Marmara Denizi'ndeki olası depreme ilişkin, İstanbul’da son yıllarda kentsel dönüşüm konusunda ilerleme kaydedildiğini ancak riskli bina sayısının hala çok yüksek olduğunu söyledi.
Yayınlanma:
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, HİBYA muhabirine yaptığı açıklamada, depremin günler veya haftalar öncesinden kesin olarak öngörülmesinin mümkün olmadığını anımsattı.
Bilim insanlarının yaptığı çalışmaların, depremi kesin olarak tahmin etmekten çok, olasılık hesabına dayandığını aktaran Sözbilir, paleosismoloji kapsamında fayların geçmişteki kırılmalarının incelendiğini, GPS ölçümleriyle faylarda biriken gerilimin takip edildiğini ve tarihsel kayıtların değerlendirildiğini bildirdi.
Sözbilir, bu çalışmalar sonucunda önümüzdeki 30 ila 50 yıl için bir olasılık aralığının ortaya konulabildiğine işaret ederek, “Bu, 'yarın deprem olacak' demekle aynı şey değil. 'Bu fay, biriken enerji bakımından büyük bir deprem üretmeye hazır' anlamına geliyor.” dedi.
Adalar segmenti kritik hat olarak öne çıkıyor
Sözbilir, Türkiye’de en kritik bölgelerden birinin Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara Denizi'nden geçen kolu olduğunu belirterek, özellikle Adalar segmentine dikkati çekti.
“1999’dan bu yana kırılmamış kesim, İstanbul, Yalova ve Bursa’yı doğrudan ilgilendiren en kritik hat.” diyen Sözbilir, Doğu Anadolu Fayı ve komşu faylarda da 2023 yılında kırılmayan segmentlerin risk taşımaya devam ettiğini belirtti.
Sözbilir, bu bölgelerde önceliğin riskli yapıların bina bazında tespit edilmesi ve ardından güçlendirme ya da yıkım-yeniden yapım çalışmalarının hızlandırılması olduğunu, imar planlarının da jeolojik, jeoteknik, zemin ve mikrobölgeleme etütlerine dayanması gerektiğini kaydetti.
Aynı şiddeti gören iki binada farklı sonuç ortaya çıkabilir
Sözbilir, depremde yalnızca büyüklük ve şiddete bakmanın doğru olmadığını, ikisinin de tek başına yeterli bilgi vermediğini, bu nedenle birlikte değerlendirilmesi gerektiği uyarısında bulundu.
Bir depremin yaratacağı yıkımda, derinlik, faydan uzaklık, zemin yapısı ve bina kalitesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Sözbilir, “Sığ depremler, yüzeyde daha şiddetli sarsıntı oluşturabilir. Yumuşak ve suya doygun zeminler sarsıntıyı büyütür. Bu da zemin büyütmesi olarak adlandırılır.” dedi.
Sözbilir, bina kalitesinin önemine de dikkati çekerek, “Aynı şiddeti gören iki bina, biri yönetmeliğe uygun, diğeri değilse tamamen farklı sonuç verir.” diye konuştu.
Er ya da geç depremin olması bekleniyor
Sözbilir, İstanbul açısından mevcut tabloyu da değerlendirdi.
Adalar segmentinin hala kırılmadığını ve GPS verilerinin bu hat üzerinde gerinim birikiminin devam ettiğini, bilim insanlarının bu bölgeyi “Marmara’daki sismik boşluk” olarak tanımladığını anlatan Sözbilir, “Büyük bir depremin er ya da geç burada olması bekleniyor. Sadece ne zaman olacağı bilinmiyor.” dedi.
Sözbilir, İstanbul’da son yıllarda kentsel dönüşüm konusunda ilerleme kaydedildiğini, ancak riskli bina sayısının hala çok yüksek olduğuna işaret ederek, “Bugün geldiğimiz nokta, tehlikenin bilimsel olarak netleştiği ama buna karşı hazırlığın henüz yeterli olmadığı bir nokta. Türkiye'nin, deprem konusunda en büyük sorunlarından birisi, yapı denetiminin kağıt üzerinde kalması.” diye konuştu.
Riskli bina stokunun yenilenmesinin depremlerden sonra hatırlanan geçici bir gündem olmaktan çıkarılması gerektiğini ifade eden Sözbilir, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Yer bilimlerinde yetkin ve yeterli mühendis bulunmaması da önemli sorunlardan biri. Çözüm için önceliklerimiz net. Fay yasası çıkarılmalı. Yapı denetimi gerçek anlamda bağımsız ve caydırıcı hale getirilmelidir. Kentsel dönüşümün, demografik ve ekonomik kaygılarla değil risk sıralamasıyla yürütülmesi gerekiyor. Türkiye genelinde deprem riskinin azaltılması için İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamındaki eylemler eksiksiz uygulanmalıdır.”
Hibya Haber Ajansı
Bu site deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca çerez(cookie) kullanmaktadır. Bu konu hakkında detaylı bilgi almak için çerez politikası ve aydınlatma metni sayfalarını gözden geçirebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.